Mersin Mali Müşavirler Odası Başkanı Dursun Göktaş'ın yaptığı açıklamaları önemsediğim için siteme eklemek istedim. 

Milliyet Gazetesinden alıntı yapılmıştır.



Dursun Göktaş
Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Dursun Göktaş, mali müşavirlerin denetim hakkı önündeki kısıtlamaların acilen kaldırılmasını ve meslekteki angaryaların bitmesini isteyerek, “Yetkililer çağrılarımıza duyarsız kalmamalı” dedi.
Mersin SMMMO Başkanı Göktaş, 3568 sayılı Mali Müşavirlik Yasası’nın kabul edilişinin 25. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Açıklamasında, meslek mensuplarının sorun, talep ve çözüm önerilerini dile getiren Göktaş, mali müşavirlik mesleğinin yarınları önündeki engellerin, bugün her zamankinden daha belirgin hale geldiğini kaydetti. 3568 sayılı Mali Müşavirlik Yasası’nın kabul edilişinin 25. yıl dönümünde genç meslektaşların yarınlarının karartılmamasını ve mali müşavirlerin bağımsız denetim hakkındaki kısıtlamaların acilen kaldırılmasını talep ettiklerini vurgulayan Göktaş, “Ekonominin merkezinde olup yüreği ile çalışan, bugün sayıları stajyer ve büro çalışanlarıyla birlikte Türkiye genelinde 300 bin kişilik dev bir camiaya dönüşen mesleğimizin onurlu bireylerinin ve Türkiye'nin geleceği karartılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
“MEVCUT KGK YÖNETMELİĞİ DENETİMDE CİDDİ RİSKLER YARATIYOR”
Türkiye'de yaklaşık 500 bin işletmeyi ve meslektaşlarını ilgilendiren bağımsız denetim konusunun büyük bir yaraya dönüştüğünü öne süren Göktaş, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'ndan (KGK) genç meslektaşlarının önünü tıkayan engelleri kaldırmasını istedi. KGK Yönetmeliğinin denetim konusunda ciddi riskler yarattığını ve bu haliyle Türkiye'deki firmaların gerçek bir bağımsız denetiminin yapılması imkanının kalmadığını iddia eden Göktaş, “Yolsuzlukların konuşulduğu bir dönemde sorunun ilacı denetimdir” diyerek, taleplerini şöyle sıraladı:
“Denetim yapacak meslek mensuplarımıza yeniden sınav zorunluluğu getirilmesin. Mesleki eğitim, ücretlendirme, denetim ve disiplin gibi Birliğimizin kuruluş yasasında yer alan yetki ve sorumluluk alanlarına müdahale etmeyin, gerekli durumlarda çatı örgütümüzle işbirliği yapılsın. Unvanlar arasında ayrımcılık yapılmasın ve eşit davranılsın. Meslek mensubu olmayanların denetim yapmasına müsaade edilmesin. TÜRMOB eğitimleri kabul edilsin. Harç, hizmet bedeli, mühür ve benzeri konularda yasal dayanağı olmayan yetkiler kullanmaktan vazgeçilsin, paydaşların katılımına ve denetimine açık bir yönetim tarzı sergilensin. Gençlerin geleceğini çalınmasın. En önemlisi de tüm dünyada olduğu gibi asli işi olan sadece gözetim işi yapılsın.”
“HALEN ANGARYALARLA BOĞUŞUYORUZ”
Mali müşavirlerin çok geniş bir yelpazede hizmet verdiğine işaret eden Göktaş, Maliye ve Vergi İdaresi ile ilişkilerde çözülmesi gereken sorunlar olduğuna ve mesleki mevzuatla ilgili önemli sıkıntılar yaşandığına dikkat çekti. Meslekte halen angaryalarla boğuştuklarının altını çizen Göktaş, sorunlarla ilgili temel taleplerini de şöyle aktardı:
“Ücret tarifemiz, yeni Türk Ticaret Kanunu uygulaması da dikkate alınarak zamana endeksli bir ücret tarifesine dönüştürülmeli ve bağımsız denetim ücretlerini de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmeli. Müşterilerimizle yapılan sözleşmeler Damga Vergisi'nden istisna edilmeli. Serbest meslek faaliyetlerinde KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmeli. Tahsil etmediğimiz gelirin KDV'sini ödemek istemiyoruz. Bu nedenle KDV'yi doğuran olay tahsilata bağlanmalı. Müşteri ücretlerimizin tahsilatının banka aracılığı ile yapılması zorunlu hale getirilmeli. Meslektaşın ağır hastalığı ve ölümü mücbir sebep sayılmalı. Serbest meslek yıpranma indirimi, yani beyin amortismanı uygulaması getirilmeli. Bilgisayar ve yazılım giderleri 2 yıl içinde amorti edilmeli. Serbest meslek giderleri yeniden düzenlenmeli. Beyan süreleri düzeltilmeli ve angaryalar bitmeli."
“YETKİLİLER BU ÇAĞRILARIMIZA DUYARSIZ KALMAMALI”
Bugün artık çağdaş ve demokratik bir meslek yasasına her zamankinden daha büyük ihtiyaç olduğunu ifade eden Göktaş, uzun süredir devam etmekte olan Bakanlık vesayetinin bitmesi gerektiğini de belirterek, “Çatı örgütümüz TÜRMOB'un yönetiminde, temsilde büyük haksızlık oluşturan 90 bin kişiyi 4 kişi, 4 bin kişiyi 5 kişiyle temsil eden tamamıyla antidemokratik 5'e 4 uygulaması bir türlü sonlandırılamıyor. Akademik demokratik bir meslek örgütü olarak hukuk içinde taleplerimizi dile getireceğiz ve haklarımızı mutlaka savunacağız. Yetkililer bu çağrılarımıza duyarsız kalmamalı, sorunlarımızı çözmeli, TÜRMOB ve odalarımızla iş birliği yapmalıdır” ifadelerini kullandı.



Yorum Gönder

Yorumlarınızla Katkıda Bulunun

 
Top